8 Saatten Kısa Bir Sürede Öğrenebileceğiniz Hayatınızı Değiştirecek 8 Beceri - FokusX - Kişisel Gelişim Eğitimleri

8 Saatten Kısa Bir Sürede Öğrenebileceğiniz Hayatınızı Değiştirecek 8 Beceri

Bize her zaman yeni bir beceriyi öğrenmek için 10.000 saat üzerinde çalışmak gerektirdiği söylendi. Uzmanlık gerektiren bir çok işte bu kural halen geçerli. Bill Gates, Jeff Bezos, Elon Musk, Warren Buffett, Oprah ve daha pek çok üst düzey kişi, zamanlarının çoğunu, bugün bulundukları yerde olmalarına izin veren çeşitli becerileri öğrenmeye adamıştır. Hepsi yeni şeyler öğrendikleri ve bildikleri için çok şey başardılar. Bırakın 10.000 saati, 8 saatten daha kısa sürede keşfedebileceğiniz 8 beceri mevcut ve bunları sizinle paylaşmak istiyoruz.

1.Öğrenmeyi Öğrenmek

Öğrenmeyi öğrenmedeki asıl amaç: kişinin kendini ve yeteneklerini tanıması, algı özelliklerini öğrenmesi, öğrenme prensiplerini bilmesi, bilgiyi neden, nereden, nasıl ve niçin alabileceğini bilmesi, duygularını ve duyularını, öğrenmede kullanmasıdır. Bu bilgilerle; öğrendiği bilgilerin yükü altında ezilmeyen, öğrendiklerini kontrol edebilen, denetleyebilen, sorunlarla başa çıkabilen, onları yorumlayıp, analiz edebilen, yeni bilgiler talep eden, öğrenmiş olduklarının eksiklerini görebilen, eksik veya zayıf yönlerini, gediklerini nasıl ve ne şekilde tamamlayacağını bilebilen, kendi kararlarını kendi verebilen, çalışma ve öğrenme tekniklerini bilen ve aktif olarak kullanan insanlar yetiştirmek öğrenmeyi öğrenmenin temel amacıdır. Öğrenmeyi öğrenmek, öğrenilen bilgilerin altında ezilmeden, bilgiyi araç olarak aktif kullanmayı gerektirir.

Öğrenen bir kimse için başarının en önemli koşulu kendine güvenmektir. Bu güven de hayatta size gerekecek şeyleri öğrenmeniz için öncelikle kendi zihninize güvenmekle kazanılabilir. Daha açık bir anlatımla okul, zaten sahip olduğunuz zekâya nasıl erişebileceğinizi, onu nasıl derinleştirip geliştirebileceğinizi öğretmelidir size.

Hedef Belirleme: Hedef belirleme öğrencinin odaklanmasını sağlayan, harekete geçiren, motive eden, kararlılığını yükselten bir araç ve öğrenmenin ilk aşamasıdır. Hedef; belirli, ölçülebilir, eylem odaklı, zaman olarak uygun ve gerçekçi olmalıdır.

Motivasyon:
 İnsan davranışlarının temelinde ihtiyaçlar yer almaktadır. Bu ihtiyaçlar insanı harekete geçiren itici gücü oluşturur.İşte bu itici güce “motivasyon” adı verilir.Motivasyonu sağlayabilmek için öncelikle motivasyonun önündeki engellerin kaldırılması gerekir. Bu engeller;çalışmaya     başlayamamak, çalışmayı  sevmemek, başka şeyler yapmayı istemek olarak ortaya çıkmaktadır. Bu engellerin ortadan kaldırılması için öğrenciyi motive eden ve demotive eden durumların belirlenmesi etkilidir.

Zaman Yönetimi: 
Çalışmak için gerekli olan zamanı ne kadar iyi yönetildiğini ifade etmek için kullanılır. Zaman yönetimi; hedef belirleme, hedefleri önceliklendirme, belirlenen hedefleri haftalık ve günlük olarak planlama, takip etme, gözden geçirme ve yerine getirme gibi aşamalar içermektedir.

Organize Olma: 
Çalışma ve öğrenme ortamlarını düzenlenmeyi, ders notlarına ve ders materyallerine ilişkin çizelgeler, taslaklar hazırlamayı, ders kitaplarından ve ders notlarından en önemli noktaları seçmeyi içerir.

Dikkat ve Hafıza: 
Dikkat, etrafta dikkat dağıtacak unsurlar olduğu halde, hedeflenen görev ile ilgilenmeyi sürdürme yeteneğidir.Hafıza ise bilginin depolandığı ve gerek duyulduğunda bilginin çağrıldığı yerdir. Dikkat ve hafıza öğrenme süreçlerini etkileyen en önemli bilişsel becerilerdir.

Biliş ve Üstbiliş: Biliş, 
dünyayı tanımayı, öğrenmeyi, bilgiyi almayı ve işlemeyi içeren tüm zihinsel süreçleri kapsar. Üstbiliş ise kişinin bilişi ile ilgili farkındalığı ve onun üzerindeki kontrolüdür. Biliş ve üstbiliş; düzenleme, ayrıntılandırma, tekrarlama gibi öğrenme stratejileri kullanılarak geliştirilir.Bilgi, kavram ve zihin haritası gibi yöntemlerden yararlanılması da öğrenmeyi destekleyen yöntemlerdendir.

Not Tutma: 
Materyali depolamanıza ya da kodlamanıza yardımcı olur. Not tutma daha sonra başvurmak üzere ihtiyacınız olana kadar bilgiyi yazılı şekilde saklamanın bir yoludur. Dikkatini verme, düzgünce yazma, gereksiz ve uzun cümlelerden kaçınma ve kendi cümleleriyle not tutma gibi stratejiler içermektedir.

Okuma ve Yazma:
 Okuma, sadece önemli bilginin altını çizme, okurken düşünme, özetler veya görsel gösterimler yapmak, benzer zihinsel resimler kullanma, okurken kendine soru sorma gibi stratejiler içermektedir. Yazma, ise yazmadan önce bildiklerini ve kimin okuyacağını düşünme, buna göre taslak hazırlama ve kaynak gösterme (Web’i kaynak olarak gösterme vb.) gibi stratejileri içermektedir.
Eleştirel Düşünme: Düşünme esnek ve anlamlı yollarla kazanılan bilgiyi kullanabilme yeteneği olarak ifade edilmektedir. Eleştirel düşünme ise mevcut olan problemi anlamak, içeriğine dair değerlendirmede bulunmak, farklı bakış açılarını değerlendirmeye katmak ve diğer insanların onayına ihtiyaç duymadan değerlendirmelerinin sonucuna uygun hareket edebilme yeteneğidir. Eleştirel düşünme becerilerini bilme ve kullanma, eleştirel düşünceyi engelleyen şeyleri tanıma ve bunlardan kaçınma, eleştirel bir düşünür olma tutumunu benimseme gibi stratejileri içermektedir.

Problem Çözme: 
Problem çözme süreci; problemin belirlenmesi, tanımlanması,  anlaşılması, hipotezler geliştirilmesi, problemin türüne göre uygun yöntem ve stratejilerin belirlenmesi, bilgi toplanması vb.  gibi aşamaları içermektedir.

Yaratıcılık: 
Olmayan bir şeyi hayal edebilme, bir şeyi herkesten farklı yollarla yapabilme ve yeni fikirler geliştirebilme yeteneği olarak ifade edilmektedir. Öğrenme süreçlerinde yaratıcılık gerektiren alanların desteklenmesi önemlidir.

 

2. Yazmak

Günde 300 kelime yazarak ve 30-45 dakika ayırarak 12-16 gün içinde yazma becerisini öğrenebilirsiniz. İyi bir yazar olabilmek için yapmanız gereken ilk şey okumak! Çünkü okumak, yazarlık sermayenizin temeli olacaktır. Okumayı, yazmak için bulacağınız konuların bir nevi besin kaynağı olarak da düşünebilirsiniz. Bu nedenle sürekli okumalısınız. Yazma yeteneğinizi geliştirmek için yapmanız gereken bir diğer şey de sürekli araştırmak olmalıdır. Çünkü iyi bir yazar demek aynı zamanda iyi bir araştırmacı olmak demektir. Bir şey yazarken başka kaynaklardan da yararlanması, o konu hakkında alması gereken her şeyi aldıktan sonra bunları kendi süzgecinden geçirerek okuyucuya aktarması demektir. Hatta yalnızca kendi dilindeki kaynaklardan değil, yabancı kaynaklardan da yararlanmayı bilmelidir iyi yazar.  İyi bir yazar olmak için öğrenme meraklısı olmalısınız. Bir tek kitaplardan değil, etrafınızda yaşananlardan, duyduklarınızdan, kısacası her şeyden bir şeyler öğrenmeyi alışkanlık haline getirmelisiniz. Her gün yeni bir şey öğrenmek için çaba harcamalı, bunun için karşınıza çıkan bütün fırsatları değerlendirmelisiniz. Gerçekten iyi bir yazar olmak istiyorsanız, başkalarının fikirlerini almaktan ve gerektiği zamanlarda yardım istemekten çekinmemelisiniz. Etrafınızdakilere ya da başka yazarlara yazdıklarınızı okutmalı, eserleriniz hakkında ne düşündüklerini öğrenmeli ve bunları yaparken duyacaklarınıza hazırlıklı olmalısınız. Dil kullanımınızı ve yeteneğinizi geliştirmek için düzenli olarak yazmanız gerektiğini bilmelisiniz. Çünkü ancak yazarak, yazma yeteneğinizi ne kadar ileri götürebileceğinizi anlayabilirsiniz. Bu nedenle, canınız istemese bile kendinizi yazmaya zorlamalı, düşüncelerinizi kağıda aktarabilmelisiniz. Aklınıza hiç mi bir şey gelmiyor? O zaman yaşadıklarınızı yazın.

 

3. Hitabet Becerisi

Toplum karşısında, mikrofon veya kamera karşısında konuşurken yüzleştiğimiz en büyük engel korku ve heyecandır. İlk defa yaptığımız her iş önce heyecan ve korku oluşturur. Korku anında dolaşım sistemi içerisine gerginlikle orantılı olarak fazla miktarda kortizon salgılanır. Bu durum düşünce akışını engeller. Kişi bu anda olumlu duygularını kaybeder.

Daha ileri düzeyde elleri ve hatta tüm vücudu titrer. Kalbin çarpması ve kan dolaşımı hızlanır. Davranışların kontrol edilmesi zorlaşır. Bu sorun ileri düzeyde olursa, insan başkalarıyla göz göze gelemez; başı titrer, adeta beyni dış dünyadan kopmuş gibi olur. Korku anında insan kalbinde bir iç endişe akıntısı hisseder. İnsan bir an önce bu durumdan kurtulmak için o ortamdan uzaklaşmak, yapmak istediğini yapmaktan vazgeçmek zorunda kalır. Ayrıca endişe veya korku konuşmacının inandırıcılığı kaybetmesine yol açar.

Yüzlerce defa binlerce insanın huzurunda konuşmamışsanız her defasında heyecan duyarsınız. Bazen heyecanınız o kadar büyük olur ki sizi zincirlerle kürsüye çıkaramazlar.

Kendinizden emin olun. Korkuyu ve heyecanı çok kolay yeneceksiniz. Eğer bunu gerçekten arzuluyorsanız şimdiden bilin: Toplum önüne çıktığınızda kalbiniz sakin, gözleriniz ışıl ışıl olacak.

Çalışmalarınızı üç ana bölümde oluşturacaksınız. Unutmuyorsunuz. Korkular zihninizde yerleşmiş otomatik programların sonucudur. Ortamı oluştuğunda bu programlar bir plak gibi devreye girmektedir. Plağı bozmaz ve yerine yenisini koymazsanız eskisi çalmaya devam eder. En kötüsü de devamlı çaldığınız plaklar her defasında daha güçlü ve köklü hale gelirler.

1.Derin Gevşeme: Tüm kas sistemlerinizi gevşetmelisiniz. Seminer ortamında sunucunuz derin gevşemeyi size gösterecektir. Ne kadar derin gevşeyebilirseniz emirleriniz o kadar derin ve kalıcı yerleşir.

2.Cümle Yapısı: Cümle yapısı yeterince basit olmalıdır. Kısa cümleler kurmalısınız. Cümle sadece şimdiki zaman kipinde olmalıdır. Alt şuur geçmiş veya gelecek zaman kipinde söylenen sözleri, geçmiş veya gelecek zaman için dikkate alır. Geçmiş hep geçmiştir ve gelecek de hep gelecektir. Alt şuur olumsuz emirleri anlamaz veya tersinden anlar Sadece olumlu emirleri anlar.

3. Gelişme Sürekliliği: Cümle yapısı gelişmenin sürekliliğini ve tekamülü içermelidir. Her hangi bir olayın tekrarına bağlı olarak daha iyi olma durumu ifade edilmelidir. Buna göre aşağıdaki telkin cümlelerini eleştirelim:

4. Meditasyon

Meditasyonun temeli dediğimiz gibi zihni boşaltmak ve arındırmaktır. Çünkü arınık bir zihin ancak nihai huzura ve farkındalığa ulaşabilir. Meditasyon sırasında oluşacak arınmışlık ve huzur tüm dünyevi stresten sizi kurtaracak, bunun ötesinde küçük aydınlanmalar ve hayat içinde daha derin farkındalıklar katacaktır.

Meditasyon için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerin hepsinin tek amacı vardır; zihni boşaltmak. Zihni boşaltmaya yönelik bir çok farklı teknik olmasına rağmen ben burada genel kabul görmüş, temel tekniklere değinmek istiyorum. En çok tercih edilen birinci ve ikinci tekniklerdir.

1 – Zihni serbest bırakma Yöntemi

2 – Nefes konsantre olmak

3 – Bir nesneye odaklanma ve Doğa Meditasyonları

4 – Mandala Kullanma

5 – Mantra Kullanma

Zihni boşaltmayı denemek her şekilde oldukça zorlayıcı olabilmektedir. Bizler zaten yetiştirilirken zihni yönetmeyi öğrenmiyoruz haliyle bir çoğumuz zihin emri altında. Bir sürü düşünce kontrolümüz dışında beynimizde var oluyorlar. Şimdi siz bu zamana kadar olan bir şeyi tersine çevirmeye çalışıyorsunuz ve zihnin kontrolünü “pasif” bir eylem ile akışta olarak ele almaya çalışıyorsunuz.

Haliyle başlangıçta zorlanabilirsiniz, çok sık konsantrasyonunuzu kaybedebilirsiniz. Lütfen bu süreçte pes etmeyin, çok sık dahi olsa pes etmeden, yılmadan düşüncenizi serbest bırakıp tekrardan konsantrasyonunuzu zihninizi boşaltmaya veya uyguladığınız yönteme getirin.

 

5.Yeni Alışkanlıklar

Yeni bir alışkanlık kazanmak istiyorsanız, yapmanız gereken ilk şey hedefinizi doğru bir şekilde belirlemektir. Mesela; kendinize “düzenli olarak kitap okuma alışkanlığı kazanacağım” demek yerine; “günde şu kadar sayfa kitap okuyacağım” demelisiniz. Ya da sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak istiyorsunuz diyelim. Bu kadar genel bir hedef belirlemek yerine “artık abur cubur yemeyeceğim, fast fooddan uzak duracağım” gibi daha net ve daha küçük hedefler belirlemelisiniz. Küçük hedefleri tamamladıkça yenilerine geçerek, en sondaki büyük hedefe daha kolay bir şekilde ulaşmış olursunuz.

Yeni bir alışkanlık kazanmak istiyorsunuz da acaba bunun nedenini biliyor musunuz? Diyelim ki; spor yapma alışkanlığı kazanmak istiyorsunuz. Peki, bunun altında yatan gerçek neden nedir? Gerçekten daha sağlıklı bir yaşam için mi yoksa etrafınızdaki bütün arkadaşlarınız spor yaptığı için mi? Ekranlarda gördüğünüz o süper modeller gibi bir görünüm kazanmak için mi yoksa sadece havalı göründüğü için mi düzenli spor yapmayı alışkanlık haline getirmek istiyorsunuz?

Ne demek istediğimi anladınız, öyle değil mi? Size neden o alışkanlığı kazanmak istediğinizin farkında olmanız gerektiğini söylüyorum. Çünkü altında gerçek bir neden yoksa ya da o alışkanlığı kazanmak sizin için fazla önemli değilse, kuvvetle muhtemel olumsuz sonuçla karşılaşırsınız. Hayatınıza katmak istediğiniz yeni alışkanlık konusunda başarılı olmak istiyorsanız, yardımcı ögelerden faydalanmayı bilmelisiniz. Daha açık konuşmam gerekirse; istediğiniz alışkanlık hususunda size destek olacak unsurlardan faydalanmalısınız. Mesela; sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak istiyorsunuz. Mutfağa girmeli ve sizi baştan çıkartabilecek tehlikeli yiyecek-içecekleri ortadan kaldırmalısınız. Masanızın üzerini sağlıklı yiyeceklerle süslemeli, yeni ve lezzetli tarifler bulmalısınız. Tüketeceğiniz yiyecekleri özenle hazırlamalı, onları gözünüze hoş görünecek şekilde servis etmelisiniz.

Yeni alışkanlık kazanma sürecinde zorlanacağınız anlar olacaktır. Mesela; o gün spora gitmek işkence gibi gelecek, sağlıklı beslenme fikri sizi çileden çıkartacaktır. Ve büyük ihtimalle böyle anlarda diğer pek çok kişi gibi siz de “aman olmuyor işte, eski düzen devam” demeye yelteneceksiniz. Ama yapmamalısınız. Pes etmeye yaklaştığınızı anladığınızda, kendinizi motive etmeyi öğrenmeli, bunun için de size iyi hissettiren şeylere yönelmelisiniz. Herkesin farklı özellikleri olduğunu düşünün ve çıktığınız yoldan asla vazgeçmeyin. Diyelim ki; arkadaşınız spor yapma alışkanlığını kısa süre içinde kazandı. Aynı anda spora başlamanıza rağmen o birkaç hafta sonra sporun hayatının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini söylüyor. Eğer böyle durumlarla karşılaşırsanız, sakın ola öz güveninizi kaybedip vazgeçmeye falan kalkışmayın. Çünkü herkes aynı değildir.

 

6. Müzakere Becerisi

Arzu ettiğiniz her şeyi istemekten korkmayın; Müzakereciler her şeyi açık bir şekilde dile getirmeli, bir şeyleri istemekten çekinmemelidir. İstediğiniz şeylerin arkasında olun ve en iyi şekilde savunun. Susun ve Dinleyin; çok konuşmak sizi başarıya götürmeyecektir. Aksine bir anda tepe taklak olmanızı sağlayabilir. Karşınızdaki insanları dinleyin ve bir anda da kafanızda düşüncelerinizi oluşturun. İyi bir iletişim kurmak istiyorsanız %70 dinleyin ve %30 konuşun. Böylelikle başarıya ulaşmanız daha kolay olacaktır. Her Zaman Masadan Kalkmaya Hazır Olun; böylece karşınızdaki kişiler sizi ikna etmek için tavizler verecektir. Acele Etmeyin; sabırlı olun ve gerekirse sonuna kadar dinleyin. Hedeflerinizi Yüksek Tutun, En İyi Sonucu Bekleyin; başarılı bir müzakereci iyimserdir. Daha fazlasını umduğunuzda daha fazlasını elde edeceksiniz. Bu hayatın her anı için geçerlidir. Hedeflerinizi yüksek tutarak yapacağınızın en fazlasını gerçekleştirirsiniz.  Karşılıklı Olarak Saygı Çerçevesinde Tartışın; tartışarak birçok sorun çözüm bulacaktır. Karşılıklı olarak saygı içinde tartışılması atılacak adımların hızlı bir şekilde atılmasını sağlayacaktır. Müzakerede esas unsur ikna etmektir. Bunun için başvurulması gereken birçok iletişim yöntemi vardır. Tarafların birbirlerini etkileyen menfaatleri ve ihtiyaçları söz konusudur. Bu menfaatlerin ortak bir noktada buluşması için müzakerelere ihtiyaç duyulmuştur. Müzakere, tarafların gönüllü olarak katıldığı bir süreçtir. Başarılı olunabilmesi için çaba gösterilmesi ve taktikleri iyi bilinmesi gerekecektir.

 

7. Matematiksel Düşünme

Matematiksel düşünme insanların olaylara karşı sistematik ve hızlı yaklaşmasıdır. Eğer ortada bir sorun varsa muhakkak bir çözümü vardır, bu düşünce üzerine çözüm arayışı içerisine girilir. Matematik sanıldığı gibi sayı ve rakamlardan ibaret değildir, matematik analiz, istatistik, inceleme, soyutlaştırma, somutlaştırma demektir kısacası olayı basite(temele) indirgemedir.

Tümevarım: Özelden geneli çıkartma ilkesidir. Tümdengelim: ise tam tersi genelden özeli çıkartma ilkesidir. Matematik bu iki temel üzerine kurulmuş kurallar dizisidir. Görüldüğü gibi matematik çok basit bir kavramdır. Önemli olan kuralları iyi bilmek işin zor kısmı burada oluşur. Özetle matematiksel düşünme bilgiyi analiz etme ve uygulamadır. Özgürce fikirler üretip değerlendirme yetisine sahip olmaktır. Hayatımıza matematiksel düşünmeyi kazandığımızda olaylara daha objektif bakma avantajını kazanmış oluruz.

 

8.  Koordinasyon ve Esneklik

Esneklik, birçok sporda başarı için önemli olan ana fitness bileşenlerinden biridir. Jimnastik gibi bazı sporlarda en önemli fiziksel özelliktir. Takım / saha sporları da dahil olmak üzere birçok diğer sporda, bu beceri; genel fitness profilinin çok önemli bir parçasıdır. Sakatlıkları önlemek için, tekniğin maksimum kalite de en ekonomik uygulanabilmesinde ve toparlanma süreçlerinde, bu becerinin seviyesi süreci doğrudan etkiler. Germe egzersizlerinin yaralanma rehabilitasyonunda, spora hazırlıkta (ısınmak) ve egzersiz sonrası toparlanma da kullanılıyor olması, spor ve antrenmanın her aşamasında ona duyulan ihtiyacı gösterir.

*Eklem yapısına,

*Kas liflerinin ve derinin gerilebilme oranına,

*Antrenman öncesi ısınma derecesine,

*Yorgunluk ve laktik asit faktörüne,

*Günün saatlerine (sirkadiyen ritim) ve ortam ısısına (sabah saatlerinde esneklik azdır),

*Yüklenme derecesine,

*Yaş ve cinsiyete (kızlar, çocuklar ve bebekler daha esnektir).

Esneklik çabuk kazanılır, çabuk kaybedilir. Bu yüzden yaşam boyu antrene edilmelidir.

Bu beceri temelde “kuvvet kullanımına göre” ve “uygulama biçimine göre” olmak üzere 2 farklı alt boyutta incelenmektedir. Amaca uygun olarak uygun olan yöntem ve teknik seçilmelidir.

error

Arkadaşlarınıza Tavsiye Edin